Çocuklar oyun ister!
Anadolu lisesi sınavları bizim için çok önemliydi. Bu sınavlara hazırlanmak için 10-11 yaşında hafta içini okulda, haftasonunu dersanede geçirdik. Çalıştık, çalıştık, çalıştık…Bu arada anne – babalarımızın kendi ararlarında yaptıkları tartışmalara kulak kabartmayı da ihmal etmedik. “ Çocuk bunlar” derlerdi. “ Oynamaları lazım. Oyuna zamanın olmaması zararlı. Psiklolojik açıdan iyi değil. Hasta olurlar.”Bunları dinler, ama bir taraftan da çalışmaya devam ederdik. Bazılarımız ders çalışmayı öyle bir tutku haline getirmişti ki, durmaksızın çalışmanın neden zararlı olduğunu anlamazlardı. Bazılarımız da “Zaten zararlıymış” der, çalışmayı toptan bırakırdı.
Şimdi büyüdük. Hepimiz “hayat” sınavını kazanmaya çalışıyoruz. Bazılarımız yine devamlı çalışıyor, bazılarımız ise arada bir oyuna vakit ayırıyor, dengeyi kurmaya çalışıyor.
Bu dengeyi kurmak neden önemli?
Dr. Barbara Reinhold, “Son zamanlarda tatil yaptınız mı?” başlıklı yazısında, tatil yapmadığımız zaman neler olduğunu özetle şöyle anlatıyor:
1. Net düşünme ve kararlı hareket etme yeteneğimiz köreliyor.
2. Algılama kapasitemiz düşüyor. Bilgileri tam olarak algılayamıyor, olayları bir bütün olarak göremiyor ve değerlendiremiyoruz.
3. Reflekslerimiz yavaşlıyor.
4. Enfeksiyonlarla savaşma ve çabuk iyileşme yeteneğimiz azalıyor.
5. Eğlence yoksunluğu, şirket içinde kendine iyi bakan insanlara karşı asabi ve aşırı eleştirel olmamıza neden oluyor.
Sonuç olarak, Dr. Reinhold, tatil yapmayanların sadece kendi sağlıklarına değil, şirkete ve çevrelerindeki insanlara da zarar verdiğini söylüyor.
Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Bay A, sabahları erken kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş. Bir ağaç devrilirken hemen ötekine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor, ne yemek yiyormuş. Akşamları da arkadaşından birkaç saat sonra işi bırakıyormuş.
Bay B ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: Bay B çok daha fazla ağaç kesmiş. Bay A öfkelenmiş: “Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?”
Bay B gülümsemiş: “Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biledim. Keskin balta ile daha az çabayla daha çok ağaç kesilir”.
Sizce başarı nerede?
Durmaksızın çalışmakta mı…
Dengeyi kurmakta mı?

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home