Kelimelerim nerede
Kelimelerim tükenmiş
Düşünmeye vaktim yok ki
Kelimelerim var olsun
Devamli bir şeyler okuyorum
Hep birseyler var elimde
Ama boş şeyler
Gereksiz şeyler
Eğlencelik şeyler
Oysa beynimi biraz boş bırakmalıyım ki Kelimelerim geri gelsinler
26.4.2022
Başarmak
İşte yine yaptım… Bir şeyi istedim… Çalistim… Elde ettim… Peki ne hissediyorum? Kocaman bir boşluk. Çok istediğim ve benim için ulaşilmaz olan şeylere ulaştığımda hep aynı şeyi yaşiyorum… Büyük bir sevinç hissedeceğimi sanıyorum ama onun yerini ya boşluk alıyor ya da gelecek kaygıları.. Sevinci yaşamayı atlıyorum hep. Kendimde bunu bir düzeltebilsem, bir düzeltebilsem.
Hayat Zor
Çok kalıplaşmış bir başlık, değil mi? "Hayat zor..."Hayat zor geldiğinde ben kendimi okumaya veririm. Hayat hangi alanda zor geliyorsa, -ki bu genellikle iş alanında oluyor benim için, yaşım gereği - elime zor gelen konuda ne geçerse okurum. Artık şunu öğrendim. Sorunlar üzerinde saatlerce düşünerek çözülmüyor. Okumadıkça, çoğu zaman insan gözünün önündeki çözümü dahi göremiyor. Yani yaratıcılık, onumuze bir boş beyaz sayfa alarak, "hadi bir şeyler yaratayım " ile olmuyor...
Anneye Mektup
Anneciğim ben istemedim buraya gelmeyi...Sen de istemedin beni bırakıpgitmeyi. Biliyorum. Seni çok özledim anneciğim.
Bugün biraz oyun oynamak istemiştim anne. Oynadım. Meğer yaramazlıkmış yaptığım. Burada başka bir “Anne” var. Çok kızdı arkadaşımla bana. Kafalarımızı vurdu birbirine. Canım çok acıdı anne. Sen yanımda olsaydın anne, evimizde olsaydık anne, ben yaramazlık yapsaydım anne, sen de kafamı vurur muydun? Canım çok acıdı anne. Ağladım.
Pencereden dışarı baktım anne. “Anne” yine çok kızdı bana. Beni banyoya soktu. Sıcak suyla yıkadı. Yandım anne. Seni çok özledim anne. Sen beni severek yıkardın. Okşayarak, öperek yıkardın. Su da böyle canımı yakmazdı. Sen bakardın su sıcak mı soğuk mu diye. Sıcak gelirse kafama tasla da vurmazdın anne. Seni çok özledim.
Senin gibi sever belki diye, buradaki “Anne”ye gidip söyledim: “Hadi beni sev!”. İtti beni anne. Sen olsaydın, beni severdin... canından canmışçasına severdin, içine sokarcasına, canına can katarcasına severdin.
Bütün anneler senin gibi sever sanırdım anne. Buradaki Anneler farklı anne.
Buraya gelmeyi ben istemedim. Çok korkuyorum anne. Seni çok özlüyorum. Hayatımın neden duvara çarpıldığını bilmiyorum anne. Neyin yaramazlık, neyin oyun olduğunu da bilmiyorum. Aslında hiç bir şeyi bilmiyorum. Ben çok küçüğüm. Hayata yeni başlıyorum. Hayat çok zormuş anne. Çok korkuyorum...
Hadi anne, neredeysen gel... neredeysen gel... sev beni birazcık anne...
Telgraf mı hızlı kısa mesaj mı?
Radikal-online / Sanal Alem / Telgraf mı hızlı kısa mesaj mı?: "Cep telefonları sayesinde kısa mesaj hayatın doğal bir parçası oldu. Aynı amaçla 1832'den 1997'ye kadar kullandığımız telgrafsa neredeyse unutulmaya yüz tuttu. Avustralya Powerhouse Müzesi tarafından yapılan bir yarışmaysa bu eski dostu yeniden hatırlattı. Aynı metnin cep telefonu ve telgraf tarafından yazılıp yollanmasını temel alan yarışmada 1927'den bu yana postanede çalışan 93 yaşındaki telgraf memuru Gordon Hill ile kısa mesaj hız şampiyonu 13 yaşındaki Brittany Devlin karşılaştı. Devlin mesajı kısaltarak, Hill ise aynen olduğu gibi yazdı. Yarışmayı telgraf 13 saniyelik açık ara farkla kazandı.
Samuel Morse tarafından 1832 yılında geliştirilen mors, o dönemin tek uzaktan ileşitim aygıtı olan telgrafın iletişim yolu. İngiliz dilindeki karakterlerden oluşan mors aynı zamanda ilk kıtalararası iletişimi de mümkün kılmıştı. Cep telefonlarıyla birlikte yaygınlaşan SMS hizmetiyse elektronik posta ve hızlı mesajla yarışta ipi göğüslüyor. Yapılan son sektörel istatistiklere göre her gün cep telefonu aboneleri birbirine 2 milyar mesaj yolluyor."
En faydalı yemek
Günlük koşuşturma içinde, yemek saatlerini bir türlü düzenleyip aynı zamana denk getiremeyen ailelere...
Radikal-online / Yaşam / En faydalı yemek!: "En faydalı yemek!
Aileyle akşam yemeği çocuklarda sigara, alkol ve madde bağımlılığını engellerken dil gelişimini olumlu etkiliyor, aidiyet duygusu aşılıyor...
NEW YORK - Aileyle birlikte yenilen yemekler sadece aile birliğinin sembolü değil.
ABD'de geçen yıl 4 bin 746 çocukla yapılan bir araştırma, birlikte yenilen yemeklerin sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımı ile depresyon riskini düşürdüğünü, intihar eğilimini azalttığını ve okul başarısını artırdığını ortaya koydu. Columbia Üniversitesi'nin 2004'teki bir araştırması ise aileyle birlikte haftada iki ya da daha az akşam yemek yiyen çocuklarda, beş ya da daha çok akşam yemek yiyenlere göre içki, sigara ya da madde kullanımının bir buçuk kat fazla olduğunu gösterdi. Minnesota Üniversitesi'nin araştırmasına göre aileyle birlikte yemek yiyen kızlarda yeme bozukluklarına daha az rastlanıyor.
Harvard Üniversitesi'nce 1996 yılında yürütülen bir başka çalışma da aile yemeklerinin çocukların dil gelişimi ve iletişim için çok faydalı olduğuna ilişkin. Ancak aileler yemekte çocuklarla 'sebzelerini ye' demekten daha fazla iletişim içinde olmalı. Birlikte yemek yemek çocuklarda aidiyet duygusunu da geliştiriyor. (The New York Times)"
Bit - Funda Söylemez
Öğrenmeye farklı bir bakış açısı:)
Bit
Öğrendikçe
Artıyor eksiklerim
Dünya büyüyor
Ben küçülüyorum
Bu gidişle
Bit olup çıkacağım
Funda Söylemez"